FLAKKA

Florida da son bir yılda 70 den fazla insanın hayatını kaybetmesine neden olan flakka 2014 yılında Amerika da ortaya çıktı. Maddenin kullanımına bağlı yaşam kayıplarının giderek artması sonucunda gerekli hukuki düzenleme yapıldı ve madde birçok ülkede yasaklandı.Türkiye de özellikle İstanbul da Flakka isimli uyuşturucunun emareleri görülmeye başlandığı için polis dikkatlerini bu madde ile ilgili araştırmaya verdi. Son aylarda narkotik polisinin bazı denetimlerinde bu maddeye ulaşması dikkatleri bu lanet kimyasala çevirdi.

Bağımlılık Uygulama ve Araştırma Merkezi Psikiyatr uzmanları, “flakka” adlı maddenin sentetik uyuşturucu olduğunu ve insanı insanlıktan çıkardığını söylüyorlar. Basın yayın organlarında heyecan verici biçimde ilgi yaratmaya yönelik duyurular olması uzmanlara göre genç tecrübesiz ve meraklı insanların bu madde üzerine dikkat çekmesine neden oluyor.  Basın organlarında merak uyandırmayacak şekilde bilgi verilmesi gerektiğini hatırlatan uzmanlar FLAKKA isminin değişik kod adları ile de telafuz edildiğini ve farklı biçimlerde gençlerin kandırılarak bu uyuşturuculara alıştırıldıklarını hatırlattı. Zombi yapan sentetik uyuşturucunun basında olduğu şekilde duyurulmaması gerekir.Çünkü bu şekilde gençlerde merak hissi yartır.

NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Bağımlılık Merkezi (AMATEM) Koordinatörlüğü görevini de yapan Prof. Dr. Dilbaz, 10 yıl önce sentetik maddelerin piyasaya sürüldüğünü, bu tür maddelerin son yıllarda hızla çeşitlendiğini söyledi.

Bonzai olarak tanıdığımız diğer bir uyuşturucu madde de gençleri etkisi altına aldı geçmişte.  Malesef birçoğu da hayatını kaybetti. Bonzaiden kaynaklı birçok gencin hayatını kaybettiğini anımsatan uzmanlar  kirli para aklama yöntemlerinden birisinin de uyuşturucu üzerinden kaynaklandığına dikkat çekiyor. İnsan tacirleri ve kötü niyetli kişilerin her yıl farklı bir uyuşturucuyu piyasaya sürdüğü biliniyor.

Birkaç yıl önce ‘flakka’ adı verilen uyuşturucu türü ortaya çıktı. Aslında bu maddeyi ‘insanı zombi gibi yapıyor‘ şeklinde lanse ettiğinizde, gençlerin ilgisini çekiyor. Çünkü gençlik dönemi insanların en uç şeyleri merak ettiği bir dönem” dedi.

Gençlik dönemindeki insanların her şeyi çok çabuk merak edebildiğini ifade eden Dilbaz, medya organlarını ve yetkilileri bu konuda dikkatli olmaya çağırdı.

Dilbaz, ‘Flakka’nın sentetik uyuşturucu olduğunu vurgulayarak, “Bu madde, insanda ciddi bir ajitasyon yapıyor. İçinde bazı sentetik maddeler de var. Sonuçta küçük paketler halinde kolaylıkla insanlara ulaştırılabiliyor. Gençlerde, kullanıldığında kafa buldurması, halüsinasyona yol açması ve onlara adeta farklı dünyalar yaşatması durumu, onların ilgisini çekiyor. Bu insanlar bazen üstlerini başlarını parçalıyor, tanımadığı insanlara saldırabiliyor ama sonuçta kalp krizine yol açıp, kişinin ölümüne yol açabiliyorlar. Bence en önemli kısmı bu ” ifadelerini kullandı.

Ailelerin bu maddeyi kullanım etkisine bağlı olarak tespit edebildiğini ve ebeveynlerin şüphelenebilmesi için kullanıma şahitlik etmesi gerektiğini aktaran Dilbaz, gençlerin arkadaş grubunu değiştirmesinin, aileden gittikçe uzaklaşmasının, kişilik özelliklerinin değişmesinin, sessiz ve sakinken aniden dışa dönük olmasının ya da bir anda mutsuz olmasının yanı sıra okul başarısının düşmesinin, sıkı sık enfeksiyon geçirmesinin de madde kullanımının anlaşılmasını kolaylaştırdığını bildirdi.

“Bağımlıkların yüzde 90’ı sigarayla başlıyor”

Dilbaz, ailelerin çocuklarındaki değişiklikler konusunda uyanık olması gerektiğinin altını çizerek, şöyle devam etti:

“Bağımlıkların yüzde 90’ı sigarayla başlıyor. Ona alkol eşlik ediyor. Alkolden sonra gençler alt kültürün bir parçası oluyor. Gece gezmeleri başlıyor, böylece eğlence biçimleri değişiyor. Hayatlarına esrar giriyor. Sonra da sentetik tarzı diğer maddeler yaşamlarına girmiş oluyor. Aileler, önce ‘Çocuğuma neler oluyor?’ diye olaya bakmalı. Kendisiyle iletişime geçtiğinde de ‘Sen bir şey kullanıyor olabilirsin.

Biz sana yardımcı olabiliriz’ diyerek, onu sorgulama, suçlama ve kızma yerine tedaviye yönlendirici bir adım atmaları daha doğru olacak.”

“(Flakka, bonzaiden daha kötüdür ya da daha iyidir) şeklinde bir sınıflandırma çok uygun değil.” diyen Dilbaz, sentetik uyuşturucunun genel olarak benzer etkiler yapabildiğine işaret etti.

Dilbaz, bonzai çeşitlerinin hızlı artması nedeniyle idrarda saptanmasının zor olduğunu, ailenin gençlerdeki problemi anlamasının ve tedavi sürecinin bu nedenle geciktiğini belirterek, “Hastanemizde en ileri tetkikler kullanarak, hemen hemen tüm var olan uyuşturucu türlerini belirleyebiliyoruz. Tabii ki her gün başka bir şey çıkıyor. Her tür, yeni bir tehlike demek.” değerlendirmesini yaptı.

Şimdiye kadar “flakka” kullanan bir bağımlıya rastladığını aktaran Dilbaz, “Flakka kullanan gencin aslında denildiği gibi zombi gibi bir davranışı yoktu, fakat saldırganlığı vardı.” dedi.

“Türkiye’ye ‘havuz kimyasalı’ adı altında giriyor”

Emekli emniyet mensubu ve Bağımlılık Danışmanı İsa Altun ise “flakka” maddesinin ilk defa Brezilya’da ortaya çıktığını, daha sonra ABD’den çeşitli yollarla Türkiye’ye getirildiğini ifade etti.

İstanbul’daki gümrüklerden bazı maddeler adı altında uyuşturucunun geçtiğine dikkati çeken Altun, “Flakka’nın ham maddesinin Türkiye’ye özellikle havuz kimyasalı adı altında girdiğini duyuyorum. Zaten şekil itibarıyla limon tuzuna benziyor. Gümrükten binlerce mal geçtiği için bunları denetlemek çok mümkün değil ama bu konuda çok büyük bir titizlik sergilenmesi gerekir. Flakka’nın, havuz kimyasalının yanı sıra ‘gübre, şampuan ve temizlik yapımında kullanılan madde’ denilerek, Türkiye’ye giriş yaptığı şeklinde bilgiler var.” ifadelerini kullandı.

Gençlerin uyuşturucu maddeler konusunda bilinçli olması, “bir kereden bir şey olmaz” fikrinden tamamen vazgeçmeleri gerekiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.